Hit enter after type your search item
Adorable Touch – Sevimli Dokunuş

En Yeni Tarifler ve Kendin Yap Projeleri

Ahtapot Zayıflama Nedir? Ahtapot Yöntemi ile Zayıflama Gerçek mi?

/
/

Ahtapot Zayıflama Yöntemi ve Çokca Konuşulan Yöntemler

Merhabalar, Ben Ayça, bugün sizler için ahtapot zayıflama yöntemi ve diğer zayıflama yöntemlerini anlatacağım.

Toplumda şu sıralar konuşulan 3 tane ana başlık var.

Ahtapot Zayıflama Yöntemi

Tabii ki zayıflamak ile ilgili, biraz bunları tartışacağız. İlk konu Ahtapot Zayıflama (Soğuk Lipoliz) yağ yakım sistemi, tıbbi bir sistem. FDI onaylı bir sistem, FDI Amerika merkezli bir kuruluştur, ilaç ve bir takım tıbbi araçları vesaireyi onaylayan devasa bir organizasyon.

Öncelikle “Ahtapot Zayıflama” ameliyatsız bir yöntem, vücudumuza bir nevi şaşırtma işlemi yaparak yağların vücudumuzdan atılma işlemi diye basitçe tarif edebiliriz, aşağıda çok daha detaylı olarak anlatacağım.

Bu sistem, Türkiye’ye de geldi. Bu sistemin uygulanışı ise şöyle, belinizi özel olarak vakumlayarak eksi -8 derecede soğutuyor ve yağ hücrelerinizi, iki deri katmanı arasındaki yağ hücrelerinizi öldürüyor.

Daha sonra bu ölen parçalanan hücreler, lenf damar sistemi ile idrardan atılıyor ve size kilo verdiriyor.

“Ahtapot Zayıflama” yöntemiyle vücudumuz alışık olmadığı bir durumla karşılaşıyor, ve bu şaşırtmaca esnasında yağı atma eylimine giriyor, ilk seans sonrası çoğu kişi daralmayı pantolonlarının bel kısmında fark edebiliyor.

Evet, ilk bakışta kısmen doğru bir bilgi bu, kilo verdiriyor. Ancak bu kilo verdirme işlemi Herkese uygun değil yani eğer obezseniz bu sistem kullanılmıyor, ama bölgesel yağlarınız varsa üç beş kiloluk bir farkta, bölgesel yağlarınızı atmak için etkili bir yöntem.

Yan etkisi şu ana kadar çok az görülmüş, birtakım cilt kızarıklıkları falan oluyor. Cilt kızarıklıkları da bir süre sonra geçiyor.

Yalnız gördüğünüz gibi tıbbi bir işlem olduğu için, kimlere uygulanır, kimlere uygulanmaz diye sorgulamamız gerekir.

Bu konuda da bilgi vermek gerekirse, ağır karaciğer ve böbrek hastalığı, Reyno hastalığı, soğuk üritikeri hastalığı, kriyoglubilenimi hastalığı, kan-protein düzeyi düşüklüğü olanlar, kontrolsüz şeker hastalığı olanlar, kanser ve AIDS hastalığı olanlar,enfeksiyon ve yüksek ateşi olanlar ki bu çok geniş bir kavram enfeksiyon ve yüksek ateş, hamile ve emzirenler, sedef ve Vitiligo gibi cilt hastalıkları olanlar, Kalp Damar hastalıkları olanlar, kalp pili takılı olanlar bu sistemi uygulayamıyorlar.

Şimdi geriye ne kaldı diyebilir bazılarınız, her türlü tıbbi işlemde bu tip olabilecek olamayacak, işlem yapılabilecek yapılamayacak durumları, konuları ve konu başlıkları vardır.

Bu sistemde eğer bu hastalıklardan birine sahip değilsiniz siz de uygulanıyor.

Demek ki iki tane ana başlığımız var, bir obez olmayacaksınız, ikincisi ise demin saydığım bu hastalık listesinden bir tanesine bile sahip olmayacaksınız.

O zaman bu “Ahtapot Zayıflama” (soğuk lipoliz) uygulamasını (diğer adı da kriyolipoliz uygulaması) gidip bir hekime yaptırabiliyorsunuz.

Bölgesel yağlarınızdan kurtulabiliyorsunuz. Ancak bu işlemi yapan hekimler size şunu diyeceklerdir, lütfen yediğiniz içtiğinize dikkat edin. Yani şöyle bir hayat yok, ben istediğimi yiyeceğim içeceğim sonra soğuk Lipoliz yaptıracağım ve kurtulacağım.

Öyle bir şey yok!

Öncesi ve sonrasında zaten diyet yapmanızı hekimler isteyecekler sizden. Hatta hatta hekimler işi daha da iyi biliyorlarsa diyet + egzersiz de önerecekler, ne olacak bu durumda, evet tekrar başa dönceğiz. Bu ilk konumuzdu.

Pirinç Yutarak Zayıflama

İkinci konu olarak, artık biraz safsataya giriyoruz. İlki biraz hiç değilse bilimsel temelleri olan, FDI gibi bir kurum tarafından onaylanmış bir sistemdi.

İkinci konumuz ise İnternette çokca konuşulan bir hikaye diyebiliriz.

Pirinç yutmak!

Peki, nedir bu pirinç yutmak derseniz, iddia şu: her gün, ılık bir bardak suyla, bir pirinç yutmaya başlıyorsunuz.

Her gün yuttuğunuz pirinç sayısını birer birer arttırıyorsunuz.

Ilık bir bardak suyla içiyorsunuz, üzerine sonra bir bardak daha ılık su içiyorsunuz.

30 gün boyunca buna devam ediyorsunuz, yani birinci gün bir pirinç, 30. gün 30 pirinç içmiş oluyorsunuz.

31. günden itibaren geriye düşüyorsunuz, 29, 28, 27 tekrar bir pirinç yutma hikayesine geliyorsunuz.

Avantajı Ne? Doktorlar, biyologlar, insan vücudu ile bilimsel olarak uğraşan herkes bilir ki yağ yakma bir enerji sistemidir.

Yani yağ yakabilmek için dinamik birtakım süreçler gerekli. Biyolojik, kimyasal ve fiziksel süreçler gerekli.

Şimdi pirinç yutmada ki iddiaa şu; deniyor ki bu pirinci aldığınız zaman iştahınız kesilecek, iştahınız kesildiğinde de yemek yemeyeceksiniz.

Şimdi arkadaşlar,iştah kesilmesi kilo almak ile ilgili onlarca mesele içinde sadece bir tanesi.

Eğer bu yöntem, çok etkili bir yöntem olsaydı ve İnternet cağında bu kadar haber paslaşmasının olduğu bir dönemde herkes uygular ve başarılı olmaz mıydı?

Yani etrafımızda pirinç yutarak zayıflamış bir sürü insan görürdük, ama göremiyoruz değil mi?

Bu bir problem, artı pirincin kendisi zaten nişasta, ciddi anlamda bir karbonhidrat!

Deniyor ki işte, yuttuğumda su ile beraber yutuyorum, böylelikle şişiyor ve başka bir şey yemek istemiyorum. Şimdi bir Pirinç tanesi ne kadar şişebilir?

Herkes evinde pilav yapmıştır değil mi? Pilav yaptığınızda pirinç ne kadar şişerse yine o kadar şişecek.

Şimdi bir pirinç tanesinin suyla içildiğinde sizi tok tutmasının herhangi bir fizyolojik haritasını bana çizebilen varsa yorumlara lütfen yazsın.

Beraber konuşacağız ve diyeceğim ki özür dilerim ben yanıldım, ama yani biraz mantık ya arkadaşlar biraz mantık.

Ya bunlar hep kolaya kaçma işleri, anlatabiliyor muyum? Ama yağ enerji sistemi ile yakılan bir makro depo, ve ne yazık ki hareket etmek zorundasınız.

Dikkatli ve sağlıklı beslenmek zorundasınız.

Zaten size pirinç yutturanlarda diyiyor ki, ama yine de dengeli beslenin, e o zaman kiloyu dengeli ve dikkatli beslendiğiniz için mi vereceksiniz, yoksa pirinç yuttuğunuz için mi vereceksiniz? Bu dosyayı da kapatıyoruz.

İsveç Şurubu ile Zayıflama

Son dosyamız “İsveç Şurubu”.

Bunu da çok duymuş olabilirsiniz. İsveç şurubunun aslında bir tarihi var.

Rivayete göre kendisi de doktor olan 104 yaşında bir arkadaş, bir gün attan düşüyor ve ölüyor, çok sağlıklı ve dinç bir adam aslında.

Aslında attan düşmesi kaza eseri, bu adam ölünce köylüleri, kasabalıları, nerede yaşıyorsa artık, diyiyorlar ki bu adam çok sağlıklı bir adamdı, bu işin sırrı ne?

Evine bir gidiyorlar, işte yüzlerce bitkiden yaptığı bir İsveç şurubu, bir de alkol ile yaptığı bir karışım var, buna İsveç şurubu demişler, evet birçok konuda işe yarıyor.

Boğaz yaraları, işte grip nezle, bağırsaklardaki parazitler, sedef, egzama, cilt çatlakları vesaire, vesaire, ama ben biraz İnternette ekstra da araştırdım, ayrıca birkaç eczacı arkadaşıma da sordum, kilo verdirdiğine dair bir kayıt yok.

Mesela boğaz ağrısına, diş çürüklerine çok iyi geldiğine dair bir sürü kayıt var, evet işte bağırsak parazitlerine iyi geliyor, amma velakin yağ yaktığına dair dolaşan veya kanıtlanmış bir vaka yok. Ben araştırdım sizde araştırın.

Şimdi İsveç Şurubu da piyasada, alın bunu için ama dikkatli için, işte beraberinde diyette yapın, çok güzel kilo vereceksiniz söylemiyle pazarlanıyor.

İsveç şurubunun başka şifaları var doğru ama yağ yaktığına dair, tekrar üstüne basıyorum yağ yaktığına dair bir kayıt yok!

Bütün bu 3 yöntemde de, insanların, uzmanların, bunları size tavsiye edenlerin söylediği ortak şey nedir?

“Lütfen bu işlemlerle beraber diyet yapın.”

Ben de diyiyorum ki size ez cümle, özet olarak, lütfen diyet yapın, lütfen sağlıklı beslenin.

İsveç şurubundan falan bahsetmeyeceğim, veya pirinç yutmaktan bahsetmeyeceğim, sağlıklı beslenin, spor yapın, çünkü modern insan olarak hareketsizsiniz!

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar