Adorable Touch – Sevimli Dokunuş

En Yeni Tarifler ve Kendin Yap Projeleri

Verimli Çalışmanın Sırrı – 110% Verimli Bir Gün İçin 8 Püf Noktası

/
/

Birçoğumuz verimliliğimizin zamanla azalmasından şikayetçiyiz.

Sırf bu yüzden çoğumuz daha verimli olmak, zamanı iyi yönetmek, tembellikten kurtulmak ve yapmamız gerekenleri ertelemekle ilgili bir sürü video izliyor, 2-3 gün boyunca yeni öğrendiğimiz metotları uyguluyor, fakat bir süre sonra onları uygulamayı ya unutuyoruz, ya da bu yöntemlerin eskisi kadar etkili olmadığını fark ediyoruz.

 

Bu yüzden birçoğumuzda sanki bu yöntemler herkesin işine yarıyor da, bir tek bizim işimize yaramıyormuş gibi bir his oluşuyor.

 

Fakat durum öyle değil aslında.

Neredeyse, hepimiz bu yöntemlerle ilgili aynı hisleri paylaşıyoruz.

Mesela, ben yıllardır verimliliğimi arttırmak için tembelliğimin üstesinden gelmek ve işlerimi ertelememek ayrıca zamanı doğru yönetmek için belki de yüzlerce yöntemi test edip uyguladım ve bu yöntemler başlangıçta çok etkili olsalar da sonrasında etkileri git gide azaldı, bu yüzden de yeni metotlar düşünüyor ve deniyorum.

 

Her defasında ‘acaba benim için tıkır tıkır çalışacak, işime yarayacak hep kullanabileceğim bir yöntem gerçekten yok mu ?’ diye kendimi suçlayıp duruyordum.

 

Ne zamana kadar yeni bir yöntem deneyecektim ki, sonuçta?

Bu şekilde geçen uzun bir süreden sonra bir şeyi fark ettim. Anladım ki, meğerse verimliliği arttırmanın en doğru yolu her defasında yeni yöntemler uygulayarak eski yöntemleri değiştirmekmiş.

 

Evet, beynimiz daima bir yenilik arayışında, her yeni metot beynimizi şaşırtıyor ve böylece o metodu rahatlıkla uygulayabiliyoruz.

Fakat o metodu tekrar tekrar kullandığımızda beynimiz için artık sıradanlaşıyor ve beynimiz de doğası itibariyle tembelliğe eğilimli olduğu için o yöntem eskisi kadar etkili olmamaya başlıyor.

 

Beynimizin neden bu kadar tembelliğe eğilimli olduğunu merak mı ediyorsunuz?

 

Çünkü o bizim için rahat hayat kurmaya ve bizi tehlikelerden korumaya kodlanmış.

Bu yüzden her defasında onu şaşırtan yeni bir metod uyguladığımızda ona sanki “tehlikeli bir durum var” ve “hareket etmek lazım” sinyallerini gönderiyoruz.

 

Ama dikkat ettiyseniz diğer videolarımda anlattığım metotların büyük çoğunluğunun içinde de bu felsefe var.

 

Mesela, “yapay doğal deadline” metodunda suni bir şekilde son teslim tarihi belirleyerek beynimize sanki “tehlike var, son teslim tarihine yetiştiremezsen işini senin işin bitti, hareket et” şeklinde sinyal gönderiyoruz.

Ya da 5 saniye kuralında 5’ten 0’a doğru saymakla ona “son nokta budur, hareket etmen lazım, aksi takdirde kötü bir şeyler olabilir” sinyali gönderiyoruz.

Bu yüzden bizim güzel ve akıllı, ama söz dinlemeyen beynimiz o yöntemleri birkaç kez uyguladıktan sonra “yok ya, beni boşu boşuna kandırıyorlarmış, meğerse hiç tehlike falan yokmuş” gibi düşünerek onu kandırdığımızın farkına varıyor.

 

Bu yüzden sizinle kendim için bulduğum ve uyguladığım “Verimli gün paket”ini paylaşacağım.

Neden paket?

 

Çünkü bu paketin içindeki verimlilik sırları verimliliğin tek bir koluyla, örneğin, işleri geciktirmemek, ne yapılacağını tam olarak bilememek, sıkılmamak ve uyuklamama vs. ile ilgili değil, bütün kollarıyla ilgili ve her kolun düzenlenmesi için bir kaç aşamayı içeriyor.

 

Bu paketin içindeki çok basit metotları adım adım uygulamakla birçoğunuzun tam verimli bir gün yaşayacağına yüzde yüz eminim, diyebilirim, çünkü durum kendim için tam olarak böyle.

 

Haydi, bu verimli gün paketine “Sevimli Dokunuş Paketi” diyelim ki, akılda kalıcı olsun.

 

Başlamadan önce şunu söylemeliyim ki, bu metotların hepsini birlikte uyguladığınız takdirde maksimum fayda sağlayabilirsiniz.

 

Her birini ayrı ayrı uygularsanız, verimliliğin sadece bir kolunu düzeltecek, diğerleriyse eskisi gibi kalacak.

Bu da sizin tam verimli bir gün yaşamanıza engel olacaktır.

 

Paketimizdeki ilk adım, verimli günümüze adım atmadan önce başlıyor ve bu aşamaya ‘beynimizi programlama’ aşaması deniyor.

 

Bu metodu kullanmak için, bir gün önceden, gece sırf yarın yapmanız gereken işleri ayırıp yazın.

 

Eğer yapacağınız şeyler 2 saatten çok zamanınızı alacaksa, 2 veya en fazla 3 iş yazın.

 

Eğer 2 saatten az zaman alacak şeylerse, 5, ya da 7 tane yazabilirsiniz.

 

Eğer her 2 türden de işiniz varsa önereceğim şey şu:

 

Her 2 saatten fazla zaman gerektiren işinizi 3 veya 4 adet, 2 saatten az zaman gerektiren işe eşit şekilde düşünün ve ona uygun hesaplayın.

 

Tabii ki, yaklaşık ne kadar zaman alacağını siz daha iyi bildiğinize göre bu sayıları istediğiniz gibi değiştirebilirsiniz.

 

Önemli olan, fazla iyimser davranmaktansa, konuya gerçekçi bir şekilde yaklaşmaktır.

 

Uyumadan önce o listeyi dikkatlice okuyarak, onu nasıl yapacağınızı beyninizde canlandırın.

 

“Sabah kalktığımda ilk önce şunu, sonra şunu, sonra şunu yapacağım” şeklinde düşünüp takviminizi planlayın.

 

Bunu yaparak tam olarak beyninizi yarın yapacağınız işlere odaklamış oluyorsunuz.

 

Eski videolardan hatırlıyorsunuzdur belki, beyin belirsizlikten hep kaçar ve belirsizlikleri daima ertelememizi ister.

 

Bu yüzden hiçbir belirsizlik kalmaması için 1 gün önce geceden tam olarak yarın yapacağınız şeyleri beyninizde net bir şekilde belirliyorsunuz.

 

Eğer her gün verimli olmak istiyorsanız, bunu uyumadan önce dişlerinizi fırçalama alışkanlığı gibi bir alışkanlık haline getirmeli ve her gün yapmalısınız.

 

Yarınki verimliliğinizin temeli de buradan başlıyor.

 

2-ci adımı hepimiz biliyoruz, ama yine de söylemeliyim.

Sabah kalktığınızda ilk önce vücudunuzun açılması ve daha zinde olması için yoga tarzı vücut açıcı sporlardan yapın, en az 15 dakika.

 

Bu hem ayılmanız, hem de kan dolaşımınız için çok önemlidir.

 

3-cü aşama egzersizle ilgili, fakat beyin egzersizi.

Bunun için meditasyon yapmaya eğiliminiz varsa, 10 veya 15 dakika meditasyon yapmanız yeterli olacak, ama ben size meditasyon kadar etkili başka bir metot anlatacağım.

 

Bu metodu çok yakın bir arkadaşım bir yerlerden duymuş, sonra da bana anlatmıştı.

 

Asıl adını bilmiyorum ve internette arayarak bulamadığım için buna kendimiz bir isim koyalım ve diyelim ki, ismi “Kalem oyunu” olsun.

 

Bir tane kâğıt alıyoruz.

 

Ve oraya herhangi bir kelime yazıyoruz.

 

Ne kadar uzun olursa, o kadar iyi.

 

O kelimeyi önce her zaman hangi elle yazıyorsak, o şekilde yazıyoruz.

 

Yani, olması gerektiği gibi soldan sağa yazıyoruz.

 

Sonra aynı kelimeyi hangi yörüngeyle yazmışsak, aynı şekilde sondan başa doğru yazıyoruz.

 

Mesela diyelim ki, kelimemiz “muvaffak” kelimesi.

 

Bunu önce hep yazdığımız kimi “m” harfinden başlayarak “k” harfine doğru yazıyoruz.

 

Yazarken de hangi harften sonra hangi harfi yazdığımıza, kalemi ne zaman kaldırdığımıza vs. dikkat ediyoruz. Sonra ise soldan sağa nasıl yazdıysak, aynı şekilde sağdan sola yazıyoruz, yani “k” harfinden “m” harfine doğru.

 

Sonra aynı şeyi diğer elimizle yapıyoruz.

 

Yani, ben önce sağ elimle yazdıysam, bu defa sol elle yazıyorum.

 

Evet, çok kötü bir el yazısı olacak, ama buradaki amacımız güzel bir şekilde yazmak değil.

 

Bunu 10 farklı kelimeyle devam ettirin.

 

Eğer çok zorsa 5 kelimeyle başlayın, sonra zamanla arttırırsınız.

 

Ben 10 kelimeyle yapıyorum ve ortalama 20 dakika sürüyor

 

Bunu bitirdikten sonra alnınızın ortasında tuhaf küçük bir sızı hissedebilirsiniz.

 

Bu duygu meditasyon yaptıktan sonra da bir çok kişide oluşuyor.

 

Bu beynimizin alın kısmının arkasında İngilizcesi “prefrontal cortex” olan, irade ve dikkatimizi yöneten kısmının egzersizi ve bu yüzden alnımızın ortasında böyle bir his oluşuyor.

 

Bunu yaptıktan sonra artık güne tam hazır oluyor ve her şeyin daha çok farkında olmuş oluyorsunuz.

 

4-cü aşama olarak “Acele etmek” yöntemini uyguluyoruz.

Acele etmek yöntemi isminden de anlaşıldığı üzere, kendimizi acele ettirmekle alakalı.

 

Mesela, ofise gitmelisiniz.

 

Bunun için çantanızı hazırlamalı, üstünüzü değiştirmelisiniz vs.

 

Bunları o kadar hızlı bir şekilde yapmaya çalışıyorsunuz ki, sanki 2-3 dakika zamanınız var ve eğer yetişemezseniz kötü bir şeyler olacak.

 

Beyninizde tek bir slogan olsun:

 

“Çabuk ol, acele et”.

 

Bunu sabah sabah henüz işleri yapmaya başlamadan önce yapmak gerekir.

 

Bunu yapmakla vücudunuzu ve beyninizi hızlı bir şekilde hareket etmeye, zaman kaybetmemeye ve hiçbir şeyi geciktirmemeye programlamış oluyorsunuz ve sizde gün boyu zamanınızın az olduğu hissi uyanmış oluyor.

 

Bunu düzenli olarak yapmaya devam ederseniz, artık doğal bir hisse dönüşecektir.

 

Paketin 5-ci metoduysa işi yapmanıza kesintisiz dikkat ayırabilmeniz ve aynı motivasyonu korumanız için.

Bunun için kulaklığı takarak işe odaklanmaya yönelik hazırlanmış müzikler dinlemeye başlıyoruz.

 

Şunu özellikle vurgulamam gerekiyor:

 

Müzik dinleyin derken beğendiğiniz, size huzur veren veya sizi coşturan müzik değil,

 

Sırf işe odaklanmanıza yönelik müzik dinlemenizi kast ediyorum.

 

Youtube’da böyle bir sürü müzik var ve hepsinin isminde de sanki gerçekten işe odaklanmak için oldukları yazıyor.

 

Tabii ki, onların içinde bazı etkili olanlar da var, ama inanın bana, bu müzikleri fazlasıyla dinleyen biri olarak söylemem gerek ki, %99’unun hiçbir faydası yok.

 

Ya da en azından benim için faydası yok. Bu yüzden, ben bir yıldan fazla bir süredir “focus@will” isimli bir siteyi kullanıyorum ve uzun bir süredir test ettiğim için son derece etkili olduğunu güvenle söyleyebilirim.

 

Hatta şu anda bu videonun metnini hazırladığım zaman bile kulağımda bu sitedeki müzikleri dinliyorum.

 

Sitenin kendi iddiasına göre burada kullanılan müzik ve ses dalgaları bilim tarafından kanıtlanmış teknoloji ile özel olarak tasarlanıyor ve siteye yerleştirilmeden önce gerçek deneylerden geçiriliyorlar.

 

Ayrıca, sitenin en hoş özelliği, her bir beyin türü için farklı müzik türlerini seçebilmeniz ve günün hangi kısmı olmasına bağlı olarak enerji düzeyinize uyan şarkıyı dinlemenizdir.

 

Örneğin, sabah, daha fazla enerjiye sahip olduğumuzda, “yüksek enerjiyi” seçebiliriz ve bunun için ayrı bir müzik tarzı vardır.

 

Ve ya günün diğer kısmında “orta enerji” ve benzerini seçe biliriz.

 

Müzik türüne gelince ise, kendimde “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu” olmamasına rağmen çoğu zaman sırf bunun için hazırlanmış müzikleri dinlediğimde odaklanmamı on kat iyileştiriyor.

 

Sadece olarak bu sitenin en büyük dezavantajı ücretli olması ve fiyatı Türkiye için bir az pahalı, yani, aylık neredeyse 10 dolar olması.

 

Ama sitenin 14 günlük deneme süresi var ve isteyenler deneme süresinde siteyi kullanıp, sonra devam edip etmemeye karar vere bilir.

 

Sitenin linkini bu YouTube videosunun altındaki açıklama bölümüne yerleştirdim.

 

6-cı aşamaysa mevcut verimliliğimizi devam ettirmemiz için.

Muhtemelen birçoğumuzu yemek yedikten hemen sonra uyku tutuyor ve hiç çalışmak istemiyoruz.

 

Bu durum özellikle erkeklerde oluyor.

 

Evet, tam doymuş olmak verimliliğimiz için zararlı.

 

Neden mi?

 

Çünkü daha teknoloji, ofis işleri ve genellikle çağdaş zamanımızdaki şeyler olmadığı zamanlarda, atalarımızın hayatta 2 temel sezgisi vardı:

 

1) Aç kalmamak

 

2) Çoğalmak

 

Atalarımız aç kalmamak için neler yapmışlar peki?

 

İlkel silahlarını ellerine alarak ormana avlanmaya ve yemek bulmaya gitmişler.

 

Avlanır avlanmaz evlerine veya mağaralarına dönmüş ve kabile üyeleriyle avı yemeye başlamışlar.

 

Demek ki, atalarımızın aç olduğu zamanlarda beyni yemek bulmak için çalışmak ve hareket etmek modunda olmuş.

 

Yemek yedikten sonraysa rahatlayarak dinlenmişler.

 

Bu dinlenme süresindeyse vücutlarının büyük bir kısmı yediklerini sindirmeye odaklanmış.

 

Bizim devir farklı olsa da, vücudumuzun mekanizması aynı şekilde çalıştığından atalarımızın geleneğini devam ettiriyor.

 

İnsan tamamen aç olduğunda hep yemek düşünüyor ve öyle olunca çalışamıyor, bunu hepimiz biliyoruz.

 

Tam doyduktan sonraysa dinlenme modunda oluyor, o zaman da çalışamıyor.

 

Bu yüzden verimli kalmak için ne yapmak gerek?

 

Ne tam aç, ne de tam tok olmamız gerek.

 

Bu yüzden de verimli gün paketimizin 6-cı aşaması yarı-tok olmak.

 

Bu nedenle öğle vakti hep yediğinizden daha az yiyin.

 

Ya da tabağınızda son birkaç lokmayı yemek isterseniz de yemeğin, bırakın tabakta kalsın.

 

Böylece, psikolojik olarak tamamen doymuş hissetmeyeceksiniz ve beyniniz de konfor moduna girmemiş olacak.

 

7-ci metotsa “20 dakika uyku” metodu.

Sadece 20 dakika kafanızı masanın üzerine koyarak uyumaya çalışın.

 

Uyurken müzik de dinleyebilirsiniz.

 

Tam uyumasanız bile, 20 dakika gözlerinizin kapalı kalması ve uyumaya çalışmanız bile size fazlasıyla enerji verecektir.

 

Eğer ofiste çalışıyorsanız ve imkânınız varsa eğer, evden küçük bir yastık getirin, başınızı yastığa koyun, ellerinizi de onun etrafına sarın, bu şekilde rahat edeceksiniz.

 

Verimli gün paketimizin sonuncu, yani 8-ci aşamasıysa dinlenme zamanınızla ilgili ve ismi de “Etkili dinlenme”.

 

“Etkili dinlenme” metodu daha güne başlamadan önce iş gününün son saatini belirleyerek ondan sonra çok hoşlandığınız bir şeyi yapmayı planlamak.

 

Birçoğumuz çalışmamayı dinlenmek olarak görüyoruz.

 

Aslındaysa, çalışmamak dinlenmek değildir, sadece bir moladır.

 

Dinlenme sizi tamamen bu dünyadan ayırarak size başka bir dünyadaymışsınız gibi hissettirmeli ve yeniden bu dünyaya döndükten sonraysa sizi daha zinde yapmalı.

 

Bu, büyük bir ilgiyle izleyeceğiniz film veya dizi açmak, birilerine misafirliğe gitmek, en beğendiğiniz bilgisayar oyununu oynamak, arkadaşlarınızla buluşarak bir yerlere gitmek veya spor yaparak dinleniyorsanız, spor salonuna, yüzme havuzuna vs. gibi yerlere gitmek olabilir.

 

Önceden zamanını bildiğiniz o çok sevdiğiniz ve büyük bir hevesle beklediğiniz şeyi planladığınızda, ve etkili dinlenme yaptığınızda kendinizi suçlu hissetmemeniz ve içinizde “evet bu gün çok verimliydi ve dinlenmeyi hakkettim” duygusu olması için beyniniz  o zamana kadar bütün işleri tam verimli bir şekilde bitirmenize odaklanıyor.

 

Son olarak da paketimizin içindeki 8 aşamanın üzerinden kısaca bir daha geçelim:

 

1) Bir gün önceden gece vakti beynimizi programlama.

 

2) Vücut açıcı sabah sporu.

 

3) Kalem oyunuyla beyin egzersizi ve ya meditasyon.

 

4) “Acele etmek” metoduyla güne hazırlık.

 

5) Odaklanmanıza yardımcı olacak müzikler dinleyerek işe başlamak.

 

6) Az yemek veya tam doymamak.

 

7) “20 dakikalık” uyku.

 

8) Gün sonuna etkili dinlenme planlamak.

Bu metotları uygulayın, aynı sorunu olan arkadaşlarınız varsa, onlarla da paylaşın ve en önemlisi uyguladıktan sonra mutlaka yazının aşağısındaki yorum kısmında beni de sonuçlar konusunda bilgilendirirseniz çok mutlu olurum.

Umarım gerçekten faydalı olmuştur, beğendiyseniz paylaşırsanız çok sevinirim, hepinize teşekkürler.

Verimli Çalışmanın Sırrı

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar